Ortadoğu... Osmanlı sonrasında tam bir cehennem... Kaos ve düzensizlik... Bir arada yaşayamayan topluluklar diyarı... Bir başka dünyanın yeni yöntemleri denediği deney laboratuvarı... Bir coğrafyada, bir toplulukta hiç mi huzur hakim olmaz.. Yer Orta Doğu olunca, huzur olmaz...
Afganistan işgal edildi, kendinde değil.. Irak işgal edildi bomba patlamadığı gün yok.. Fiilde olmasa da görünürde parçalanmış, ayrışmış bir ülke.. Pakistan Hindistan, uzun zamandır diş bileniyor birbirlerine.. İran her saniye operasyonun hedefinde, kafasını kaldıramıyor.. Filistin-İsrail iç-içe geçmiş derin sorun.. Türkiye terörün pençesinde, otuz senedir uğraşıyor.
Arap baharıyla birlikte bu durum daha da genişledi. Tunus'ta başladı devam etti Cezayir, Bahreyn, Fas, Ürdün'e yayıldı.. Mısır lideri devrildi, Kaddafi kıskaç altında.. Suriye'ye baskı artıyor.. Yani artık Orta Doğu konsept olarak genişledi.. Arap ülkelerini de içine kattı. Cehennem büyüyor desenize..
Bu aşamada dikkat çeken en büyük ayrıntı, Türkiye'nin de diğer güçler ile birlikte bu yangının gidişatına paralel tutum sergilemesi. Amerika/Fransa diyor ki Kaddafi ayrılsın. Türkiye ilk önce ne alakası var diyor ama duramıyor.. Peşpeşe açıklamalar geliyor bizden de, Kaddafi çekilsin diye. Keza Türkiye diyor ki Şam yönetimi istifa etsin, Amerika'dan da paralel açıklamalar geliyor. Diyorlar ki demokratik ve özgür bir ülkeye yakışır şekilde Esad görevi bıraksın. Mısır lideri devriliyor, Türkiye yine devrilmesini destekleyen blok içerisinde yer alıyor ve tavrını belli ediyor. Bütün bunlar olurken Suudi Arabistan bu durumdan en az hasarla çıkıyor, belki de etkilenmiyor bile..
Orta Doğu zamanla yok oluyor.. Yerini daha büyük bir Orta Doğu'ya bırakıyor.. Bu yeni oluşum yeni Orta Doğu mu? yoksa sadece bir Arap Baharı mı?
Manzara bu olduğuna göre, Türkiye için bu tutumun nedeni nedir acaba? Yavaş yavaş ateş ortasında kalan bir Türkiye olmuyor muyuz? Ateşin bizi de sarması çok mu uzak? Ya da şu da mı bir ihtimal acaba, biz yavaş yavaş ateşin orasındaki, çölün kalbindeki bir vaha mı oluyoruz? Bütün bu keşmekeşin ortasında sığınılacak dingin ve güçlü bir liman mı oluyoruz?
İki seçenek de birbirine çok yakın mesafede duruyor gibi. Ama ikisi de çok uç noktalarda. Peki Türkiye sizce hangi yolda?