Blogengine admin paneli giriş şifremi unuttum ne yapmalıyım? - Blogengine password recovery

by Cem Kefeli 7. Şubat 2010 03:14

Blog Engine

Daha önce "Acaba Blogengine şifremi unutursam bir daha bu değerli şeyi nasıl bulabilirim? Smile" diye kendi kendinize sordunuz mu bilmiyorum ama ben az önce sordum. Zira hostta kurulu bir sistemde bunu unutursanız bir daha yönetici panelinize nasıl girebilirsiniz ki Frown Çünkü Blogengine'de şu ana kadar çıkan sürümlerinde 'password recovery' gibi bir özellik yok bildiğim kadarı ile. "Eee o zaman, bu şifre veri tabanında bir yerlerde kaydedilmiyor mu zaten? Girer oradan düzeltir, yerine yenisini yazarım ya da bakar hatırlarım." diye bir düşünceye de kapılabilirsiniz hemen. Ama bu düşünce de bir işe yaramayacaktır. Şifre hem SqlServer, Hem MySQL Server, hem de XML database ve diğerlerini kullanan tüm sitemlerde veritabanında tutuluyor doğru. Ama cache'lenmiş ve şifrelenmiş bir şekilde tutuluyor. Dolayısı ile veritabanının ilgili yerlerine baktığınızda siz şifrenizi yine göremeyeceksiniz. Gördüğünüz yalnızca şifrenizin şifrelenmiş hali olacak. Veritabanından değiştirip oraya istediğinizi yazdığınızda da bu sefer panele girerken bu işe yaramayacak Smile. Çünkü o yazdığınız metnin şifresi çözüldüğünde sizin girmeniz gereken metin başka, abuk sabuk bir metin olacak. O halde ne yapmalıyız?

İlk önce bu şifrelerin veritabanında hangi alanlarda tutulduğuna bir bakalım. Biliyorsunuz ki Blogengine hali hazırda birçok veritabanı bağlantısı arayüzüne destek veriyor. Server tabanlı veritabanı kullanan(MSSql Server, MySQL Server vb.) ve XML tabanlı veritabanı kullanan sistemler olmak üzere iki ana başlıkta topluyorum şimdilik. Eğer XML kullanıyorsanız (XmlMembershipProvider) sisteminizin kök dizininden başlayarak /App_Data/users.xml yolunu izleyerek kullanıcılar için temel bilgilerin tutulduğu XML dosyasına erişebilirsiniz. Bu XML'in içerisinde Kullanıcı adı, şifrelenmiş-cachelenmiş şifre, e-posta adresi ve son giriş zamanı gibi bazı bilgiler bulunuyor. Aşağıda bu dosyanın içeriğine bir örnek veriyorum.

/App_Data/users.xml  |  Gizle  |  Göster
<Users>
   <User>
      <UserName>Admin</UserName>
      <Password>jGl25bVBBBW96Qi9Te4V37Fnqchz/Eu4qB9vKrRIqRg=</Password>
      <Email>post@example.com</Email>
      <LastLoginTime>2007-12-05 20:46:40</LastLoginTime>
   </User>
</Users> 

4. satırdaki password alanı bizim ilgimizin odak noktasını oluşturuyor diyebilirim. Server tabanlı bir veritabanı da kullanıyorsanız XML tabanlı bir veritabanınız da varsa yapmanız gereken password field'ı içerisindeki şifrelenmiş-cachelenmiş veriyi temizleyip silmek. Böylece blogunuz default ayar olan 'admin' kullanıcısı için 'admin' şifresine geri dönecektir.
Eğer Server tabanlı bir veritabanı kullanıyorsanız ise yapmanız gereken be_Users tablosu içerisindeki uygun kullanıcıya ait ilgili kayıt satırını bulup yine password sütununun içeriğini temizlemektir.

Umarım okuyanların işinize yarar ve faydalı olur. Değişik yöntemler bilen ve atladığım noktaları yakalayan olursa yorum yaparak katkıda bulunabilirsiniz. 

Nevizade Geceleri'ni bir dinleyin (Galatasaray 1 - Panathinaikos 0)

by Cem Kefeli 3. Aralık 2009 15:11

Galatasaray Ali Sami Yen'de Panathinaikos'u 1-0 yenerek grubunu lider olarak tamamlamayı garantiledi.
Artık daha güçsüz rakipler ile eşleşeceğiz. Nevizade Geceleri'ni bir dinleyin... Smile

Nevizade Geceleri!
Giden her sevgilinin ardından hep biz olduk el sallayan
Haykırsak duyarlar mı sesimizi hangi sevdadan galip çıktı ki
Yürüyoruz sessiz ve kederli nevizade geceleri
İnletiyoruz her çıkışında İstiklal Caddesi'ni
Boşuna çekilmedi bunca çile içiyoruz gündüz gece
Haykırdık ama duymadı hiç kimse peşindeyiz her yerde
Zaten aşklar hep yalan dolan sonu hep acı hüsran
Bize her sevdadan geriye kalan sadece GALATASARAY..
Cimbombomum sen çok yaşa canım feda olsun sana hiç birşeye değişilmez seni sevdim bu dünyada...

1 kişi tarafından 5.0 olarak değerlendirildi

  • Currently 5/5 Stars.
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Kategoriler: Güncel | Şiir | Videolar

Microsoft, Office 2010(codenamed Office 14) Beta'yı duyurdu

by Cem Kefeli 3. Aralık 2009 10:42

Office 2010

Microsoft Office 2010'un beta sürümünü duyurdu...
Tam sürüm ise yaz aylarına doğru piyasaya sürülecekmiş, kesin tarih olarak ise haziran ayı düşünülüyor. 2010 sürümünün kod adı da Office 14 olarak duyuruldu. Ofis paketi Windows XP SP3, Windows Vista ve Windows 7 üzerinde kullanılabilecek. Ayrıca 64 bitlik versiyonu da hazırlanacak fakat XP için 64 bit desteği verilmeyecekmiş. Bu nedendir çok anlayamadım aslında. Microsoft bu sefer birçok farklı sürüm düşünmüş tam sürüm için, tam altı farklı sürümden söz ediliyor. İlki MS Word ve MS Excel içeren, ücretsiz, içeriği azaltılmış, reklam içeren 'Starter' sürümü. Diğer sürümler ise tabiki ücretli olacak. Bu sürümler 'Home and student', 'Home and Business', 'Standard', 'Professional' ve 'Professional plus'. Adından da anlaşıldığı gibi en baba sürüm 'Professional Plus' gibi görünüyor Smile. Office 2010 paketi içerisinde Access 2010, Excel 2010, InfoPath Designer 2010, InfoPath Filler 2010, OneNote 2010, Outlook 2010, PowerPoint 2010, Publisher 2010, SharePoint Workspace 2010, Word 2010, Office Communicator 2010 araçları bulunuyor. Office 2010 ayrıca web üzerinden online olarak da hizmet verecek. Web üzerinden erişim için Internet Explorer, Mozilla Firefox, Google Chrome Apple Safari desteklenmesine rağmen Opera Browser desteklenmiyor. Microsoft'un da online hizmete başlaması SaaS uygulamaları konusunda oldukça büyük bir gelişme olacaktır diye düşünüyorum.

Yukarıda bahsettiğim Office araçların hepsi zaten daha önceki sürümlerde de var olan araçlar. Bu araçlar tabi ki sürümden sürüme değişecek. Her sürümde bu araçların tümünü görmek malesef mümkün değil. Yandaki grafik hangi sürümün hangi araçları barındırdığını güzelce gösteriyor. Microsoft tabiki hali hazırda Office 2007 kullananları da unutmamış. Onlar da dilerlerse sürümlerini 2007'den 2010'a yükseltebilecekler. Fakat önceki office sürümleri için de böyle bir yükseltme mümkün mü çok araştıramadım. Büyük ihtimalle mümkün olacaktır.  Bir diğer ayrıntı da Office 2010'un MAC kullanıcıları için de piyasaya sürülecek olması. MAC sürümü de yaz ayları içerisinde hazır olacakmış. Buraya kadar herşey iyi güzel de bir Microsoft klasiği olan sistem kaynaklarını sömürme olayı halen devam ediyor sanırım. Minimum gereksinimler için en az 500 MHz işlemci, En az 256 MB sistem belleği, 3 GB boş sabit disk alanı, En az 1024x768 piksel çözünürlüğü destekleyen bir monitör, Windows XP SP3 veya sonrasında çıkan bir Windows işletim sistemi öngörülüyor. Bu özellikler için çok fazla sorun yok ve bence gayet makul değerler fakat bazı özellikleri aktif ettiğinizde RAM gereksinimi ciddi oranlarda artıyor. Örneğin MS Word içerisindeki yazım denetimi araçları için ortalama 1GB RAM'in gerekli olduğundan bahsediliyor. Çok ciddi bir miktar bu. Altı üstü bir metin editörü olan bir program için çok çok fazla bence. Bir de bunun yanına Outlook açın. Outluk arşiv dosyası boyutunuz 1-2 GB olsun işler daha da karışacaktır. Ben henüz indirip kurup denemedim o yüzden ahkam kesmek istemiyorum fakar yorumlar ve testler bu sonuçları işaret ediyor.Fazlası...

Microsoft'u mavi ekrandan sonra şimdi de siyah ekran telaşı sardı. Windows 7 siyah ekran problemi çözüm bekliyor

by Cem Kefeli 1. Aralık 2009 12:36

Windows 7 Black ScreenHeralde Windows'un o meşhur mavi ekranı ile karşılaşmayan yoktur içimizde. Eğer bir Microsoft Windows kullanıcısı iseniz tabi ki. Bu öyle bir mavi ekrandır ki Windows 98'in piyasaya duyurulduğu gün dahi karşımıza çıkmıştır. Hala dün gibi aklımda, tanıtım sırasında Bill Gates'in gözleri önünde öylece çıkıveren mavi ekran Surprised. Burayı tıklayarak (Bill Gates, Blue Screen of Death) o canlı anı izleyebilirsiniz. İşte o zamanlardan beridir bir renkli ekran hastalığı var Windows'ta. Çünkü bu hata yalnızca 98 ile sınırlı kalmadı. Peşinden XP ile de devam etti. NT tabanlı işletim sistemlerinde aynı olay hep oldu. Ben XP ile de bu ekranla karşılaştım defalarca ama defalarca. Fakat çok şükür ki şu an bir Vista kullanıcısıyım ve başıma henüz yalnızca bir defa geldi bu olay. son bir senedir tabi ki... Vista sonrası sistemlerde oldukça azalmış bu durum.

Mavi ekran hep aynı mavi ekran. Bir değişiklik yok sürümden sürüme. Ekranda bir dünya hexadecimal sayılar. İşte şu adresten okuyacaktım da okuyamadım. Ama şöyle birşey denerken böyle bir aygıt falanca bir hata üretti falan filan. Genellikle donanım ile ilgili sorunlar hep. Sürücü sorunları. Zaten Win98 için olan videoda da tarayıcıyı tanıtırken oluyodu sanırım olan biten. Burayı tıklayıp(Microsoft Windows XP - Blue Screen Error) o meşhur hatanın canlı halinin aynısının screenshot'ını görebilirsiniz.

Bu aralarda Windows 7'ye bi kara ekrandır dadanmış. Microsoft'un yaptığı açıklamaya göre işin nedeni de belli değilmiş henüz. Bu sefer de siyah ekran çok dert olacak heralde başımıza. Bir kısmına yama ile çözüm bulabileceklerini söylemişler ama bir kısmında durum nedir henüz belli değil. Millet çaresiz format atıp yeniden kuruyomuş makineyi. Bir sürü dert... Orhan Baba'nın dediği gibi "Hatasızz Windows olmazzz... Hatamla sev beniii....." Laughing

1 kişi tarafından 4.0 olarak değerlendirildi

  • Currently 4/5 Stars.
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Kategoriler: Güncel | Teknoloji

İnsanlar Google'da ne arar? Google Insights cevap veriyor

by Cem Kefeli 1. Aralık 2009 11:13

Google Search EngineGoogle Insights'ın topladığı verilerine göre, 25 milyon kadar Türk internet kullanıcısı bakın neleri merak etmiş...
Cevap: Şans oyunları, güzellerin fotoğrafları(Güzeller derken nasıl güzeller acaba Laughing) ve Facebook(Ki bu üçüncü arama ikinci madde ile çok benzer özellikler taşıyor bence). Bu arama sonuçları çok fazla tercih edilen sonuçlar. Peki acaba bu sonuçlardan 'Google'ı çoğunlukla erkekler kullanır.' gibi bir sonuç çıkarabilir miyiz, ne dersiniz? Ya da sonuçlar bunlar olmasına rağmen işin doğrusu çoğunluğun erkek olmadığı gerçeği ise durum daha da mı vahimdir sizce? Smile

Geçenlerde bir yazımda(WEB sayfama kim, nasıl gelmiş?) ziyaretçilerin nasıl ilginçlikler ile bloguma geldiğinden bahsetmiştim. Orada da sonuçlar bu Google Insights'ın verilerine benzerdi. Benim site çok az kişi üzerinde test yapmasına rağmen doğru keywordleri yakalamış. Mesela bahsettiğim arama kelimeleri "facebook kız resim", "Facebook kızlar" gibi aynı hedefe odaklanan kombinasyonlardan oluşuyordu Laughing. Bir şekilde keyword'ler denk gelip benim sayfaya geldiklerinden bahsetmiştim o yazıda. Bugün görüyoruz ki benim aylar önce tüm dünya halkı ile paylaştığım sonuçlar birer gerçek. Hem de öyle böyle değil. Insights'ın ikinci ve üçüncü aramalarını benim ziyaretçiler "facebook kız resim" gibi çok akıllıca bir kombinasyon ile birleştirmişler LaughingLaughing. Şimdi diyeceksiniz ki "Senin siteye niye geliyo madem bunlar? Eğer böyle bir içerik yoksa nasıl olur da aramalarda sen görünürsün?". Cevap: "Vallahi yok! Cry" Arama kelimeleri denk gelip geliyor işte insanlar. İsterseniz Arama sözcüklerinin üzerine tıklayıp görün, siz de benim gibi "Ne alaka ya!" diyiverin.

Yukarıda bahsettiğim yazıyı yayımlayalı oldukça fazla zaman oldu. Bu süre içerisinde başka ilginç arama kombinasyonları ile karşılaştım. Artık yeni gözdem "teknolojik sapıtma" Smile, hayırlı olsun internet alemine... Aramayı yapan ve siteme gelip renk katan herkese çok teşekkürler...

2 kişi tarafından 5.0 olarak değerlendirildi

  • Currently 5/5 Stars.
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Kategoriler: Güncel | Web teknolojileri

Google Analytics mi yoksa Yahoo! Web Analytics mi?

by Cem Kefeli 1. Aralık 2009 10:34

Geçenlerde Google Analytics ile Yahoo! Web Analytics'i karşılaştıran bir sunum inceledim. Oldukça da ilgimi çekti. Genel olarak Yahoo'yu övüyor Smile her ne kadar ben birbirlerine çok yakın olduğunu düşünsem de. Google Analytics, Yahoo Web Analytics'ten önce kullanıcılar ile buluşan bir istatistik toplama servisini. Google kendi servisini 2006 yılında duyurmuştu. O zamanlardan bu günlere de oldukça fazla geliştirme yaptı üzerinde. Hala da geliştirme çalışmaları devam ediyor. Yahoo ise bu işe Google'dan sonra el attı. Şu sıralar ise incelediğim kadarıyla ikisi de kafa kafaya gidiyor bence. Zaten birisinin yaptığını diğeri de kısa bir süre sonra yapıveriyor hemen. Arayüzleri bile çok fazla benziyor birbirlerine.

Hemen sol taraftaki sunum ilk satırda bahsettiğim sunum. İki büyük internet devinin bu güzel servislerini detaylı bir şekilde mercek altına alıyor. Hemen yeri gelmişken bu farklardan ufak da olsa bahsetmek istiyorum. Google'ın servisi herkese istediği gibi açık. Fakat Yahoo'nun servisi yahoo kullanıcıları için üyelik ve üyelik için de davetiye gerektiriyor. Yahoo daha çok kullanıcı çeşitliliğine sahip. Kullanıcılar için daha fazla çeşit rol var Google'a göre. Her ikisi de gerçek zamanlı olduğunu iddia etmesine rağmen hiç de azımsanmayacak kadar bir gecikme ile sonuçları yansıtıyorlar. Bu aslında ikisi için de anlam veremediğim bir dezavantaj. Neden gerçek zamanlı değil ki? Her ikisinde de acayip acayip grafikler elde edebiliyorsunuz. Dikey eksene bilmem ne imleyip yatay eksene de ziyaretçi bağlılığını imleyip, ziyaretçi bağımlılığının bilmem neye göre kırk bin türlü değişimini grafiksel olarak görebiliyorsunuz Laughing. Bazen öyle grafikler oluşturuyorum ki kendim bile hayran kalıyorum. Neyse lafı çok uzatmıyorum, detayların geri kalanları için sunumu izlemenizi tavsiye ederim...

Bu yazıyı ilk değerlendiren siz olun

  • Currently 0/5 Stars.
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5

General