Cumhuriyet ilan edileli tam 86 yıl oldu... Bakın bugünden tam 86 yıl önce 28 ve 29 Ekim günlerinde neler yaşandı...
Atatürk, 28 Ekim 1923 akşamı birkaç arkadaşını Çankaya’daki köşküne davet ederek yemek sırasında arkadaşlarına; "Yarın, cumhuriyeti ilan edeceğiz" dedi. Misafirler hiç şaşırmadılar. Zaten böyle bir hareketi bekliyorlardı. Atatürk, Teşkilat-ı Esasiye’ye (Anayasa) konmak üzere şu öneriyi hazırladı: "Türkiye Devletinin yönetim şekli cumhuriyettir. Türkiye Devleti Büyük Millet Meclisi tarafından idare olunur." Böylelikle devletin yeni yönetim şeklinin cumhuriyet olacağına kesin olarak karar verildi. 29 Ekim 1923 akşamı saat 18.45’te TBMM oturumu açıldı. Atatürk’ün önceden hazırlattığı anayasa maddesinin görüşülmesine geçildi. Görüşmeler sonunda öneri kabul edildi. Milletvekilleri ayağa kalkarak üç kez “Yaşasın Cumhuriyet !” diye bağırdılar. 29 Ekim 1923 Pazartesi günü saat 20.30’da ise cumhuriyet ilan edildi. Böylece emekleme dönemini çok ama çok çabuk bitirecek bir çocuk gibi Türkiye Cumhuriyeti tüm gücüyle, dinamizmiyle ve sahip olduğu gelenekleriyle dünyaya gelmiş oldu...
O günlerden devam edelim... Bakın Atatürk o günlerde cumhuriyeti ilan ederken neler diyor:
Demokrasi ilkesinin en çağdaş ve en akılcı uygulamasını sağlayan yönetim şekli cumhuriyettir.
Cumhuriyet; fikren, ilmen ve bedenen kuvvetli ve yüksek seciyeli muhafızlar ister.
Cumhuriyet’i korumak, kollamak, yaşatmak her yurttaşın ödevidir. Cumhuriyete sahip olmak yeterli değildir. Ona layık olmak da gereklidir.
Arkadaşlar, efendiler ve ey millet, iyi biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, meczuplar memleketi olamaz. En doğru, en hakiki tarikat, medeniyet tarikatıdır.
Bu dört cümle aslında bu ülkenin temellerinin tanımını oluşturuyor ve en az o gün olduğu kadar bugün de bizler için çok derin anlamlar ifade etmesi gerekiyor. Zira nasıl kurulduğunu, ne zorluklardan, ne çetrefilli yollardan geçilip bu ülkeyi ancak bu şekilde kurabildiğini unutan ve geçmişte yaptığı hatalara tekrar kapılan bir toplumun devamlılığı çok sıkıntılı olacaktır. Hemen aklıma gelmişken ilkokul yıllarımda sınıfça defalarca söylediğimiz bir şiiri, bir marşı paylaşmak isterim: "Cumhuriyet Marşı". Çünkü az önce ettiğim iki cümleyi çok güzel özetleyen, ve benim için çok değerli bir şiir. Bu şiiri okuduğum günler hala çok canlı ve dün gibi... Yeri gelmişken bu şiir ile tanışmamı sağlayan sevgili, değerli, çok kıymetli ilkokul öğretmenim Sevim Melek'in ellerinden öper, bizlere cumhuriyet bilincini aşıladığı için teşekkürlerimi sunmayı borçtan öte bilirim... Bu marşı bir de aşağıdaki gibi dinleyelim...
Cumhuriyet Marşı Cumhuriyet, cumhuriyet, en güzel şey hürriyet Nice zahmet, nice emek verdi sana bu millet! Gazimin sen en büyük yadigarısın bana Nice zahmet, nice emek verdi sana bu millet! Dalgalansın her tarafta şanlı Türk’ün bayrağı Korumaktır ve yüceltmek azmimiz bu toprağı! Bu vatan hiç sensiz olmaz, ey güzel cumhuriyet Milletim öyle demiştir ; ya ölüm, ya hürriyet!
Cumhuriyet ve Cumhuriyet Bayramı nedir? Ne değildir?
Çoklukla karıştırılan bir yanlış nokta da Cumhuriyet Bayramı'nın bir savaş sonunda ya da bir kahramanlık sonucunda oluşan duyguyu kutlamak için anılan bir gün olduğu düşüncesine kapılmaktır. Türk milletinin büyük savaşının sonunda düşman güçlerini bu ülkeden temizlenmesini kutladığımız bayram 30 Ağustos Zafer Bayramıdır. 1922 yılında 26 Ağustos'ta başlayıp, 30 Ağustos'ta Dumlupınar'da Mustafa Kemal'in başkumandanlığında zaferle sonuçlanan Başkomutanlık Meydan Muharebesi'ni (Büyük Taarruz) anmak için kutladığımız bayram 30 Ağustos'tur. 30 Ağustos ile ilgili detaylı bir yazıma ulaşmak için burayı tıklayabilirsiniz(30 Ağustos neyi ifade eder?).
29 Ekim Türk milletinin kendi kendine oluşturduğu bir yönetim şeklinin kabul edildiği bir gün değildir. Cumhuriyet yönetimi Türkiye Cumhuriyeti tarafından benimsenmeden önce de vardı, fakat bu yönetim şeklini bizim benimsediğimiz tarih 29 Ekim 1923'tür.
29 Ekim ile cumhuriyetin ilan edilmesi bir vizyon meselesidir. İlimin mutlak hedef olarak belirlenmesi, çağdaş dünya formlarının mutlaka ve mutlaka yakalanmasının kaçınılmaz olduğu, Türkiye Cumhuriyeti'ni dünyanın önder ülkesi yapılması gibi daha birçok güzelliğin misyonumuz olarak belirlenmesine ve vizyonumuza girmesine önderlik eden bir süreçtir.
Cumhuriyet ve demokrasi iç içe geçmiş, kaynaşmış kavramlardır. Cumhuriyet, demokrasiyi halkına sunar. Halkına her türlü alanda özgürlük tanır, ta ki başkalarına zarar verir ve temel hedeflerden sapmalar oluşmaya başlayıncaya kadar. Dünyanın hiç bir yerinde hiç bir cumhuriyet anlayışı, cumhuriyet uygulanan ülkenin halklarının her ne sebeple olursa olsun ayrıştırılmasına müsade etmemektedir.
Ve son söz olarak Atatürk'ün şu sözünü unatmamamız dileğiyle:
"Gençler cesaretimizi takviye ve idame eden sizlersiniz. Siz, almakta olduğunuz terbiye ve irfan ile insanlık ve medeniyetin, vatan sevgisinin, fikir hürriyetinin en kıymetli timsali olacaksınız. Yükselen yeni nesil, istikbal sizsiniz. Cumhuriyeti biz kurduk, onu yükseltecek ve yaşatacak sizsiniz." Mustafa Kemal Atatürk
Cumhuriyet Bayramımız Kutlu, Cumhuriyetimiz Sonsuz Olsun...
Atatürk ile ilgili hazırladığım bölüme ulaşmak için burayı tıklayabilirsiniz...
Edit - 2010-10-27 21:50:17 : Aradan bir sene geçti ve bu yazıyı edit ediyorum. Çünkü bu sene de İstanbul Boğazı'nda cumhuriyetimizin 87. yılı dolayısıyla görkemli bir kutlama gerçekleştirilecek. 16 aynı noktadan 48 bin hava fişek atılması planlanırken, Boğaziçi Köprüsü ve Kız Kulesi arasındaki alanda deniz üzerinde yapılacak havai fişek, ses ve ışık gösterileri uydu yayınıyla tüm dünyaya iletilecek. Kutlama gösterilerinin seyir noktaları olarak da Anadolu Yakası’nda Kuzguncuk Parkı, Paşalimanı Parkı, Üsküdar İskele, Salacak Sahili ile Avrupa Yakası’nda Ortaköy, Beşiktaş ve Dolmabahçe sahilleri olarak seçildi. Ses ve havai fişek gösterileri, 29 Ekim günü Dolmabahçe Sarayında yapılacak resepsiyonun ardından saat 19.30′da başlayacak.Kaynaklar: www.ogretmenx.com