Asker sivil paradoksu

by Cem Kefeli 8. Ağustos 2011 10:48

"Asker elini silahtan çeksin!"

Yakında çok popüler olacak bu söylem, ilk benden duyun. Gidişat oraya doğru zira!

Bir süredir, asker ve hükümet gerginliği devam ediyor. Askere birileri darbeci diyor.. Asker sen elini sivil yönetimden çek, sivil yönetime karışma diyor.. Bir süre geçiyor, asker sivil yönetimin kontrolündedir, onu ben yönetirim deniyor. Burda da bir tuhaflık yok gibi görünüyor ilk bakışta, çünkü bu dünyanın gelişmiş tüm ülkelerinde böyle. İyi ama asker içerisinde hiyararşiyi de sivilin organize etmesi nerden karışıyor işe? Başbakan seni kara kuvvetleri komutanı yaptım, seni de emekli ettim diyor. Bu asker içerisinde yetkinliklere göre bir yerlere gelme olayı yok mu? Paki nasıl oluyor da asker olmayan birisi kaymakam atar gibi, oraya buraya asker atıyor? Asker sivilin işine karışmasın da, sivil neden askerin işine karışır oluyor?

Bu soruların cevabı açık aslında. İlk başta zaten askerin sivil yönetimin emrinde olduğunu kabul ettiğimize göre, askeri ben atıcam diyeni de yadırgamak olmaz. Neymiş? Hakim ve sorumlu olan sivil yönetim...

İyi ama bir nokta daha var. Bir yerde bir terör olayı oluyor. Askerlerimiz şehit oluyor, sonra başlarındaki askerlerin görev yeri değiştiriliyor, ya da görevden alınıyor. Şimdi soru şu? Hani asker sivil idarenin kontrolündeydi? O zaman bu olayların sorumluluğunu neden bir sivil almıyor? Siz hiç şimdiye kadar benim il sınırlarım içerisinde bir terörist faaliyet oldu ve operasyon izini de ben vermiştim. Kendimi sorumlu hissedip istifa ediyorum diyen vali gördünüz mü? Jandarma iç işleri bakanlığına bağlı. Siz hiç şimdiye kadar bana bağlı bir birimde bilmem kaç kişi şehit oldu diyip istifa eden iç işleri bakanı gördünüz mü?

Görmedik! Paradoksa bak...

Şimdi gelelim yazının başına. Geçen haberlerde dinledim birisi Türk Silahlı Kuvvetleri silah bıraksın diyordu :) İşler artık böyle akıl tutulması yaratcak seviyelere geldi. Diyor ki Türk Silahsız Kuvvetleri olsun. Eğer yukardaki paradoks gerçek olduysa, uzak değildir bu düşünce de taraftar bulacaktır yakında..

Kategoriler: Güncel | Siyaset

Banu Avar İşin Aslı'nda küresel oyunları anlatıyor

by Cem Kefeli 13. Ağustos 2009 01:28

Gülgün Feyman: "Programlarınız neden yayından kaldırıldı?"
Banu Avar : "Batı projelerini açıklıyordu programlarım. Batı'nın Türkiye ve Türkiye ile Çin arasındaki coğrafyada, yani Avrasya coğrafyasındaki oyunlarını anlatıyordu ve bunları belgeliyordu. Mesela Nobel olayı. Türkiye ve bu gibi ülkelerde bir olay ortaya atılır ve bu olay mutlak bilgi olarak insanların beynine yerleştirilir. Herkes şunu bilir. Nobel iyi birşeydir... Nobel almak çok önemlidir... Halbuki bunu araştırdığımız zaman Batı'da, Batı'nın her ülkesinde böyle olmadığını görürüz. Bu güne kadar Nobel alanlara baktığımız zaman, belli insanlar bu ödülü reddediyor. Bu doğru bir ödül değil diyor. Ve bu güne kadar Nobel Ödülü almış herkes hemen hemen kendi ülkesinde, kendi halkına ihanet etmiş insanlar. Batı'nın çıkarları doğrultusunda çalışanlara ödül veriliyor. Altın Küre ödülü var o da öyle veriliyor... Vatikan'ın verdiği ödüller var o da öyle veriliyor... Ve aynı şekilde ozaman ki konu Orhan Pamuk'tu. Araştırmıştım, ilk olarak 1985 yılında Amerika'ya gidiyor kendisi. Nasıl gittiğine baktım. Bir program var. Bu demokrasi projeleri kapsamında bir sürü programlar var insanların önlerine çıkarılan. Bu programlardan bir tanesi 'International Writing Program'. International Writing Program, uluslararası yazı programı demek. Siteye girip sayfayı açtığınız zaman Medlin Olbrayt'ın bir sözü geliyor karşınıza. Buraya bütün dünyanın seçkin yazar ve çizerleri gelir, ve buradan ülkelerine birer Amerikalı olarak dönerler diyor. Bu herşeyin özetidir ve çok önemlidir!!!"

Banu Avar ile Dünya Düzeni - Barack Obama'nın gelişi ve meali

by Cem Kefeli 22. Temmuz 2009 11:22

"Tarihte ilk kez bir amerikan başkanı iktidara gelişinin yüz günü dolmadan Türkiye'ye koşuyor. Türkiye'ye ardı ardına heyetler yolluyor. Bir ay içinde generaller, istihbarat yetkilileri, senatörler, Amerikan dışişleri bakanı sırayla Türkiye'de boy gösteriyor. Amerikan büyük elçisi Türkiye'nin Amerika için olağandışı öneminden söz ediyor. Barack Obama çantasında iyi şeylerle Türkiye'ye geliyor. Tarihte Türkiye Cumhuriyeti'ni ziyaret edecek olan beşinci Amerikan başkanı Barrack Obama. Ziyaretin medeniyetler ittifakı adıyla bilinen küresel projenin İstanbul toplantısına denk geliyor. 'Türkiye bölgede lider', 'Kürdistan'ın hamisi Türkiye' sözleri havada uçuşurken, yeni Osmanlı haritalarının ortalığa saçıldığı bir dönemde Türkiye'nin Amerikanın en sadık müttefiki olduğundan dem vuruyor. Türkiye'nin bölgedeki öneminin altını çiziyor ve Amerikan projeleri için yardım istiyor. Ve bunların hepsi birkaç ay içinde gelişiyor. Türkiye'yi yönetenler daha ziyaret gerçekleşmeden 'Türkiye'nin potansiyeli Amerikanın taleplerini karşılayabilecek güçtedir' açıklaması yapıyor. Bölgedeki Amerikan çıkarlarının gereklerini düşününce insanın kanı donuyor.
Fazlası...

Banu Avar ile Sınırlar Arasında - Üçüncü döneminde Rusya

by Cem Kefeli 19. Temmuz 2009 12:52

"Sovyetler Birliği dağıldığında ülkenin tüm zenginlikleri yağmalanmış, Rusya'nın yeni zengin sınıfı böyle oluşmuştu. O dönem Yeltsin'le tarihe geçti. Yeni yüzyılın başında Yeltsin'in yerine geçen Putin oligartları cezalandıracak ama ikinci nesil zengineler O'nun döneminde ortaya çıkacaktı. Bunlar yağmalanmış devlet malları kamulaştırılırken zengin olanlardı. Şimdi Rusya 3. dönemin kapısında duruyor. Bir seçime daha hazırlanıyor. Putin yerine başbakan yardımcısı Medvedev'i aday gösteriyor. Rusya 3. döneminde oligartlara yakın ve liberalizm hayranı Medvedev'in iktidarına hazırlanıyor. Rusya'nın muazzam zenginleriyle, geçmişin güvencelerini özleyen halk arasındaki uçurum giderek artıyor..."

Banu AVAR

Hakkımda...


Cem KEFELİ

Electronics and
Telecommunication Eng.
devamı...

Flicker Facebook
Twitter LinkedIn
xing RSS Sitemap

Ne Mutlu Türk'üm Diyene !

Son yapılan yorumlar...

Yasal bir uyarı...

Disclaimer"Bu web sitesinde görmüş olduğunuz bilgilerin, dokümanların ve diğer materyallerin kullanılmasından doğabilecek hiç bir sorumluluktan site sahibi sorumlu tutulamaz. Web sitesi içerisinde yer alan yazılar, yorumlar, resimler ve diğer tüm içerikler yalnızca sahibinin görüşünü yansıtmakta olup içeriğin sahibi kişilerin çalıştığı kurumları bağlayıcı hiç bir nitelik taşımamaktadır. Yapılan tüm alıntılar mutlaka kaynak gösterilerek verilmeye çalışılmaktadır. Web sitesi içerisinde bulunan ilgili materyaller, ilgili kişiler ya da kurumlar tarafından uygun görülmemesi durumda en kısa süre içerisinde kaldırılacaktır."
Cem KEFELI
General