Garanti Bankası'nın kredi kartı yıllık üyelik bedeli, yıllık aidat saçmalığı

by Cem Kefeli 25. Kasım 2010 13:19

Bu ayki ekstremden Garanti Bankası 40 TL yıllık üyelik bedeli kesmiş. Tüketiciyi o kadar koyun zannediyorlar ki müşteri hizmetleriyle ilk görüştüğümde kesinlikle geri iade olmuyo dedi, ne koparırsam kardır zihniyetiyle.. Biraz ısrar edince o zaman 3 ay boyunca 400'er TL kullanma sözü ver geri alalım dedi. Diyorum ki ben bu kartı zaten kullanıyorum ben sana söz möz verem. En son madem kararlısın dercesine tamam o zaman 6 ay kartı kapatmamak sözü verirsen 35 TL bonus yükleyelim dedi. Arada dikkat ederseniz 5 TL var akılları sıra 5 TL kardalar, bir banka bu kadar küçülür 5 TL ye bu müşterilerine bu kadar seviyesizlik yapabilir mi? Kapat kartımı kullanmıcam diyorum. Borcunuz var kapatamayız diyor. E bu kart çalınsa kapatmıcakmıydın diyorum, kapatacaktım ama otomatik yenisini gönderecem diyor. Yahu yenisini filan istemiyorum anlamıyor musun diyorum, yok yenisi otomatik gönderiliyor diyor.

Ve lakin şu karttan bir kurtulamadım gitti, ama 6 ay sonra yapacağım ilk iş kartı kapatmak, kırıp atmak..


Edited - 2011-12-11 20:39:31: Bu yazıyı yazalı yaklaşık iki sene kadar olmuş ve Garanti'de değişen birşey yok :) Ama bir şekilde ikna edip kartı kapatmamı da engelliyorlar yani :) Yazıyı yazdıktan sonra iki, üç üyelik bedeli alma dönemi geçirdim. En son üç, beş gün önce yine aradım CC'yi. Şöyle gelişti olaylar;

* "Bu kesilen 45 küsür liralık ücreti geri al". dedim.
* "Alamayız." dedi Merve.
* "Ben üç seferdir aldırıyorum, emin misin? Beni uğraştırma lütfen!" dedim.
* "Evet eminim, ücreti geri iade edemeyiz" dedi.
* "O zaman kartı kapatalım Merve" dedim.
* "Tamam kapatalım dedi. Sonra da size özel bir fırsat verelim ücreti iade edelim kartı bir sene kapatmayalım." dedi merve.

Güler misin, sabaha mı bırakırsın?

Bloglarda yükselen trend: Başkasının yazısını çalmak

by Cem Kefeli 21. Şubat 2010 05:28

Blogumu kullanmaya başladığım günden bu yana yayımladığım her yazıyı olabildiğince özen göstererek yazıyorum. Gerek resimlerin yazı içerisindeki yerleşimi gerekse yazım şekli olsun defalarca kontrol ederek en anlaşılabilir olacağı şekilde yazmaya çalışıyorum. Yazdığım yazılarda eğer bir kaynaktan faydalandıysam, hele ki bu birisine ait bir yazı ise, mutlaka yazı sonu referans linklerimi veriyorum. Bu yasal bir zorunluluktan öte etik olarak da yapılması gereken bir şey aslında. Herkesin her gün binlerce haber kopyaladığı Habertürk, Milliyet gibi sitelerin haberlerinden faydalanırken bile orjinal haber linklerini mutlaka vermeye çalışıyorum. 

Hal böyle olunca yazılarım güzel görünüyor ve verdiğim bu özen başkaları tarafından yazılarımın çalınması ile sonuçlanıyor. Çalınması diyorum çünkü, alınan bu yazılarım için benim yazımdan faydalanma gibi bir durumu yok karşı tarafın. Direk benim yazımın kopyası ve hiçbir şekilde benim orjinal yazıma link de verilmiş durumda değil... Durum ve mantık bu olunca da sanki birisinden bir yazıyı kopyalayınca o sizin oluyormuş gibi çocukça bir zihniyet kafalarda olunca bloglarda yazı hırsızlığı yükselen trend olmaya devam ediyor.
Aşağıda bu konu ile ilgili başıma gelen iyi ve kötü örnekleri olabildiğince vermeye çalışacağım. Bahsedeceğim bu sitelerin veya site sahiplerinin hepsi ile yazıştım. Eğer yazının orjinalinin nerede olduğunu yazı sonunda belirtirlerse çok daha anlamlı ve hoş olacağını söyledim. Bazıları olumlu karşıladı cevap verdi, bazıları ise mesajıma geri dönmeyi bile gerek görmedi. Geri dönmeyenler için iletişim panellerinin ya da mail hesaplarının sorunlu olduğunu düşünürsek bir gün gelip nette kendilerini arattıklarında bu yazıyı görüp en azından bu şekilde haberdar olabileceğini düşünerek yazıya devam ettim. Şimdilik aklıma bir çırpıda gelenleri yazıyorum. Bu yazıyı okuyup da "Amma kıymetli yazıların varmış" diyebileceklere şimdiden anlam veremediği burada belirtiyorum. İş yazının kıymetinde değil. Bundan sonra da bu şekilde iyi/kötü örnekler devam edeceğini de göz önüne alarak yazıyı sürekli güncellemeye çalışacağım. 

Kötü örnek 1:
http://www.haydartarhan.com/330-nokia-n97-mini-artik-cok-yakininizda.html
Benim şuradaki(Nokia N97 Mini artık çok yakın) yazımın klonlanmış bir versiyonu Smile Benim yazıya bakacak olursanız yararlandığım tüm linkler yazı altında var. Haydar Tarhan ise ne yapmış benim yazıyı olduğu gibi kopyalamış bi de asıl linkleri de silmiş... Kendisine durumu anlatan bir mail attım fakat henüz cevap gelmedi...Fazlası...

Kategoriler: Genel

Cam tavan sendromu

by Cem Kefeli 20. Kasım 2009 14:40

Bilim adamları pirelerin farklı yükseklikte zıplayabildiklerini fark ederler. Birkaç pireyi toplayıp 30 cm yüksekliğindeki bir cam fanusun içine koyarlar. Fanusun zemini metaldir. Metal zemin ısıtılır. Sıcaktan rahatsız olan pireler zıplayarak kaçmaya çalışırlar fakat başlarını tavandaki cama çarparak düşerler. Eee zemin de sıcak olduğu için tekrar zıplarlar, tekrar başlarını Çaresizlik - Cam tavan sendromucama vururlar. Pireler camın ne olduğunu bilmediklerinden, kendilerini neyin engellediğini anlamakta zorluk çekerler. Defalarca kafalarını cama vuran pireler sonunda o zeminde 30 santimden fazla zıpla(ya)mamayı öğrenirler. Artık hepsinin 30 cm zıpladığı görülünce deneyin ikinci aşamasına geçilir ve tavandaki cam kaldırılır. Zemin tekrar ısıtılır. Tüm pireler eşit yükseklikte, 30 cm zıplarlar! Üzerlerinde cam engeli yoktur, daha yükseğe zıplama imkanları vardır ama buna hiç cesaret edemezler.

Kafalarını cama vura vura öğrendikleri bu sınırlayıcı 'hayat dersi'ne sadık halde yaşarlar. Pirelerin isterlerse kaçma imkanları vardır ama kaçamazlar. Çünkü engel artık zihinlerindedir. Onları sınırlayan dış engel (cam) kalkmıştır ama kafalarındaki iç engel (burada 30cm’den fazla zıplanamaz inancı) varlığını sürdürmektedir. Bu deney canlıların neyi başaramayacaklarını nasıl öğrendiklerini göstermektedir.

Bu pirelerin yaşadıkları bu olaya "cam tavan sendromu" adı verilmektedir. Bir insanın gelebileceğine inandığı en üst nokta, onun cam tavanıdır. Cam tavanınız hayallerinizin tavan yüksekliğini gösterir. İnsan inandığına denktir. Yapabileceğini düşündüğü kadardır.

”Bir Şeyin imkansız olduğuna inanırsanız, aklınız bunun neden imkansız olduğunu size ispatlamak üzere çalışmaya başlar. Ama bir şeyi yapabileceğinize inandığınızda, gerçekten inandığınızda, aklınız yapmak üzere çözümler bulma konusunda size yardım etmek için çalışmaya başlar” Dr. David J. Schwartz

Kategoriler: Genel | Güncel

Hotmail hesaplarınıza dikkat! Şifreleriniz ne kadar güvenli?

by Cem Kefeli 16. Kasım 2009 13:04

Windows Live HotmailHotmail şifreleriniz ne kadar güvenli?
Hotmail'in hack'lenmesiyle ortaya çıkan bir gerçek var ki o da kullanıcı şifrelerinin kırılabilirlik derecesinin çok çok yüksek olduğu. Bu aralar çok fazla toplu hacking olayı yaşandı. Hatta bu toplu hacking sırasında ele geçen hesapların bilgileri bir web sayfasında online onlarak yayınlandı bile. Bu olaylardan birisi üzerine bir güvenlik blogcusunun, ele geçirilen Hotmail hesapları üzerine yaptığı araştırma sonucunda çarpıcı gerçekler de ortaya çıktı. Aslında ortaya çıkmadı da bir kez daha varlığını hatırladık bu gerçeklerin. Araştırma sonucunda ele geçirilen hesaplar arasında kullanılan en popüler Hotmail ve MSN şifresinin 12345 olduğu ortaya çıkmış. Tam 10.000 hesap incelenmiş. Bunlardan 82 tanesinin şifresinin 12345 olduğunu görülmüş. Diğer popüler şifreler ise 12345678, 1234567 ve 111111'miş. Kullanıcıların büyük çoğunluğu çok zayıf şifreler kullanıyor. Yüzde 43'ü sadece küçük harf kullanırken, kullanıcıların yüzde 19'u sadece sayısal şifre tercih etmiş. Şifrelerin sadece yüzde 6'sı olması gerektiği gibi güçlü şifrelerden oluşuyormuş.

Güvenliğim için ne yapabilirim?
Yukarıda bahsettiğim toplu hacking olayı yemleme(Phishing="Password+Fishing") ile yapılmış. Her ne kadar kaba atak(Brute Force Attack) kullanılarak yapılmasa da yine de şifre kombinasyonlarınız çok önemli bir yer tutuyor güvenliğimiz için. Çünkü ne kadar zayıf yönünüz varsa o kadar korunmasızsınız demektir. Düzenli olarak şifrelerinizi değiştirmeyi unutmayınız. Değiştirdiğiniz şifrelerin bir ya da iki öncekinin yinelenen kombinasyonları olmamasına özen gösteriniz. Mutlaka bir antivirüs programı bulundurunuz makinenizde ve her zaman güncel olsun. Gereksiz gereksiz mailleri merak etip sakın açmaya kalkmayın. Bırakın gereksiz bir şekilde çöp kutunuzda dursunlar zararsız bir şekilde. En az haftada bir makinenizi tam taramadan geçirin. Eğer tespit edilen bir virüs varsa netten araştırıp yol açabileceği başka sorunlara karşı mutlaka önlem almalısınız. Zira bazen antivirüs yazılımınızın bu zararlı dosyaları silmesi yeterli olmuyor. Bulaşan onlarca dosyayı da temizlemeniz gerekebilir. Şifrelerinizi oluşturuken en az 8-10 karakter olmasına mutlaka dikkat edin. Şifreniz hem küçük ve büyük harfler hem de rakamlar içerirse kırılması daha zor olur. Rakamların tekrarlayan kombinasyonlar ve ardışık rakamlar olmamasına ayrıca dikkat edin. Bu arada şifrenizin makul değerlerdeki uzunluğu her zaman güvenliğinizle doğru orantılıdır. Yani ne kadar uzun şifre, o kadar çok güvenlik...

Kaynaklar: Chip Online, Wikipedia

Hakkımda...


Cem KEFELİ

Electronics and
Telecommunication Eng.
devamı...

Flicker Facebook
Twitter LinkedIn
xing RSS Sitemap

Ne Mutlu Türk'üm Diyene !

Son yapılan yorumlar...

Yasal bir uyarı...

Disclaimer"Bu web sitesinde görmüş olduğunuz bilgilerin, dokümanların ve diğer materyallerin kullanılmasından doğabilecek hiç bir sorumluluktan site sahibi sorumlu tutulamaz. Web sitesi içerisinde yer alan yazılar, yorumlar, resimler ve diğer tüm içerikler yalnızca sahibinin görüşünü yansıtmakta olup içeriğin sahibi kişilerin çalıştığı kurumları bağlayıcı hiç bir nitelik taşımamaktadır. Yapılan tüm alıntılar mutlaka kaynak gösterilerek verilmeye çalışılmaktadır. Web sitesi içerisinde bulunan ilgili materyaller, ilgili kişiler ya da kurumlar tarafından uygun görülmemesi durumda en kısa süre içerisinde kaldırılacaktır."
Cem KEFELI
General