Yeni nesil WEB teknolojileri...
Evet, bir süre önce bir flash gibi patlayan WEB 2.0 konseptinin de yavaş yavaş sonuna geliyoruz artık. Aslında aşağıdaki grafik olayı çok güzel özetliyor. O günlerden bu günlere nasıl geldiğimizi ve WEB 3.0'ın bize ne muhteşem özellikler katacağını elimden geldiğimce anlatmaya çalışacağım. Yazının orta ve sonlarına doğru işin teknik yönü biraz daha ağır basacak. Uzun ve kapsamlı bir yazı dizisi kendinizi hazırlayın :)
90'lı yıllar...
90'lı yıllardayız... Ortada henüz daha bilgisayar dahi denebilecek makineler nerdeyse yok. Teknolojinin o yıllardan günümüze uzayan en önemli gelişmesi Windows işletim sistemi hiç kuşkusuz. Henüz İnternet kavramı yeni yeni oluşuyor. Kullanıcıların masa üstünden ibaret olan bilgisayar kavramı yerini yıllar sonra çılgınlık haline gelecek olan İnternet'e yavaş yavaş bırakıyor. Web siteleri irili ufaklı yavaş yavaş belirmeye başlıyor. Zaman geçtikçe WEB portallar gün ışığına çıkıyor... WEB üzerinden çeşitli içeriklere ulaşmamızı sağlayacak arama motorlarının ilkelleri, öncüleri bizler ile buluşuyor. O zamanlar bir arama motoru şimdiki gibi, yapılan her bir arama için dünyayı bilmem kaç derece ısıtır halde de değil. Bakınız Google...:) İşte bu aşamada WEB 1.0 ile de tanışmış oluyoruz. HTTP protokolü artık WEB dünyasını bizlere sunuyor. WEB dünyasının en önemli parçasını oluşturan HTML(Hypertext Mark-up Language) teknolojinin hizmetine sunuluyor. Bu yapılar bizlere o günün koşullarında statik WEB konseptini fazlasıyla sunuyor. Aslında HTML demek WEB'in kendisi demektir. HTML demek WEB konseptinin en değerli yapıtaşı demektir. Unutmamak gerekir ki sunucu taraflı çalışan kodların da hedefi HTML çıktılar üretmektir. WEB tarayıcılarımızın anladığı dil ise HTML ve HTML içerisine gömülü bazı kodlardır. Fakat HTML kullanıcıların etkileşimli bir şekilde WEB siteleri ile buluşması için gerekli teknolojik alt yapıya mimarisi gereği sahip değildir, çünkü kullanıcı taraflı bir kodlama dilidir. Ve gün geliyor server taraflı bazı yazılım dilleri kullanılarak kullanıcı etkileşimli WEB sitelerinin oluşturulması alt yapısına da başlanmış oluyor.
CGI, ASP
CGI(Common Gataway Interface), ASP(Active Server Pages), PHP(Hypertext Preprocessor), JSP(Java Server Pages), JSF(Java Server Faces), Java Servlets gibi server taraflı diller ile artık kullanıcıların da sizlerin sayfasına birşeyler katabilmesini sağlar oluyorsunuz. Kullanıcılardan veriler toplayıp bu verileri sunucu taraflı bu diller ile işleyip kullanıcılara raporlamayı yine bu diller yardımı ile yapabiliyorsunuz. İleride bütün dünyanın çılgınlar gibi WEB kodu yazmasına yarayacak ASP.NET teknolojisinin annesi ASP işte bu yıllarda, 1996 yılında duyuruluyor. Bu aşamada ASP ile ilgili detaylı bilgi vermek isterim, çünkü WEB teknolojileri için çok değerli olduğuna inandığım sağlam bir yeri var. 90'lı yılların sonlarına yaklaşırken ben de ASP scriptleri ile oldukça fazla vakit geçirmiştim. WEB yazılım diyince en güzel şekilde akla gelebilecek teknolojinin ASP olduğu günlerdi. 1997'de ASP'nin ikinci sürümü ve bununla beraber de Microsoft IIS(Internet Information Server) 4.0 duyuruldu. IIS web yazılım ile ilgilenen herkesin bildiği bir WEB sunucu yazılımıdır. Microsoft tarafından geliştirilmiştir ve şu an da günümüzde 7.0 versiyonu popüler olarak hala kullaılmaktadır. IIS 7.0 Windows Server 2008 ile birlikte 2008 yılında duyurulmuştur. ASP'nin son versiyonu ASP Version 3 adı ile 2000'li yıllarda duyuruldu ve bu aşamadan sonra yerini öz ve öz evladı ASP.NET'e bırakmak üzere kendi köşesine çekildi. Günümüzde ASP kullanılmıyor değil, hatta yaygın bir şekilde kullanılıyor da. Ama bu kullanım derecesini tabi ki uygulamanın kompleksliği belirler durumda. Çok gelişkin uygulamalarda tercih edilmediği bir gerçek.
Fazlası...